Tom Kenyon
Türkce

KAOTİK DÜĞÜMDEKİ EVRİMSEL FIRSATLAR

Tom Kenyon kanalıyla

15 Nisan 2010

Bu gezegen mesajında girmiş olduğunuz Kaotik Düğümün artan genişliği ve kapsamına değinmeyi diliyoruz.

İletişimimizin odağı, gerçekleşmekte olan gezegensel değişimlerin sonucu olarak bilincinizdeki süptil olan ve çok süptil olmayan etkiler üzerinedir. Önceki iletişimimizde söylediğimiz gibi, sismik ve volkanik olayları doğru şekilde tahmin etmek artan şekilde zordur, çünkü siz çok değişken bir aşamaya girdiniz.

Geçen yılın Ekim ayında Kaotik bir Düğüme gireceğinizi ve bunun gittikçe artan seviyelerde kaos ile sonuçlanacağını ve hükümetlerinizin ve kurumlarınızın kaosun bu seviyeleri ile uğraşmakta zorluklar yaşayacaklarını öngörmüştük. Ve aslında tüm dünyada aşırı ve anormal iklim modellerindeki artıştan, deprem aktivitesindeki artışa ve İzlanda’daki volkanik patlamalara kadar bu gerçekleşiyor. Kaotik Düğümün bu çeşitli ifadeleri yaratıcı ve tahmin edilmez şekillerde artmaya ve birbirini etkilemeye devam edecek.

İletişimimizin odağı, Kaotik Düğümün kapsamı genişlerken karşılaştığınız fiziksel zorluklarda değildir, eğer onlara sahip çıkmaya hazırsanız sizi bekleyen evrimsel fırsatlara odaklanmayı diliyoruz.

Öncelikle, bazılarınız için yeni olabilecek, ama diğerleri için eski bilgi olan bir fikri ifade edelim.

Biz Yerküreyi seyrederken, onu sizi gördüğümüz gibi görürüz, ışıltılı yumurta şekilli ışık geometrisi olarak. Sizin gibi, Yerküre de süptil enerji kanallarına sahiptir. Bedeninizde, süptil enerjinin bu iletkenleri, hayati organlarınızın yaşam gücü ile ilişkili olan meridyenler veya çakralarla ilişkili daha karmaşık ve süptil enerji kanalları sistemi olan nadiler olarak bilinir.

Yerküre kendi ızgarasına veya süptil enerji kanallarının ızgara yapısına sahiptir. Bunların bazıları ley hatları olarak adlandırılır. Bunlar sizin kendi süptil enerji kanallarınıza benzer şekilde, Yerkürenin bedeninde süptil enerji akışının iletkenleridir. Ancak elbette, Yerkürenin süptil enerji kanallarında hareket eden enerjiler sizin bedeninizde hareket eden enerjilerden çok daha muazzamdır. Ama bununla birlikte, sizin meridyenleriniz/nadileriniz ve gezegeninizin ley hatları arasında bir ilişki vardır.

Gezegeniniz kendi yükseliş sürecinin bir diğer aşamasına giriyor. Ve bu birçok faktörle dikkati çekiyor, bunların bazılarını belirleyebiliyorsunuz, bazılarını belirleyemiyorsunuz. Bu faktörlerin ikisinin deprem ve volkanik aktivite ile ilgisi vardır.

Bir deprem veya volkanik patlamadan önce, Yerkürenin ley hatlarında (sismik olayın yakınlarında) süptil enerjinin muazzam hareketi olur. Süptil enerjinin bu hareketi, asıl tektonik değişim gerçekleşmeden önce meydana gelir. Tektonik değişimler biliminizin açıkça ifade ettiği gibi, deprem aktivitesinin yaratıcıları veya üreticileridirler. Ama meridyenlerdeki (ley hatları) süptil enerji akışı, deprem bölgesinde, asıl deprem ve/veya volkanik patlamanın kendisinden saatler, günler veya hatta haftalar önce gerçekleşir. Bunlar fiziksel olayın habercileridir. Ve değinmek istediğimiz deprem ve volkanik aktivitenin bu süptil enerjisel veçhesidir, çünkü Yerkürenin meridyenlerindeki veya ley hatlarındaki bu dalgalanmalar sizi direkt olarak etkiliyor.

Birçoğunuz bedenlerinizde rezonant tepkiler deneyimliyorsunuz. Bu şu anlama geliyor; gelmekte olan bir deprem veya volkanik patlama ile ilişkili süptil enerji Yerkürenin ley hatlarından birinde hareket ettiği zaman, sizin kendi meridyen sisteminizde buna karşılık gelen bir hareketlenme olabilir. Sanki siz gerçekleşmek üzere olan şeyin barometresi olmuş gibisinizdir. Bazı bireyler buna diğerlerinden daha fazla hassastır, bu nedenle etkiler bu bireylerde çok daha fazla belirgin olabilir. Hassas insanlar asıl olayın kendisinden binlerce kilometre uzakta, yerküre değişimlerinin süptil enerjilerine tepki verebilir. Ama daha az hassas olanlar bile etkileri hissedebilir. Deprem ve volkanik aktivitenin artmakta olduğu gerçeği nedeniyle, birçoğunuz bedenlerinizde bu garip rezonant tepkilerin artışını deneyimliyorsunuz. Ve dikkatimizi çevirmeyi dilediğimiz şey budur.

Deprem ve volkanik aktivitenin üç boyutlu realitenizdeki dehşetli sonuçlarını anlıyor ve takdir ediyoruz, ancak bu aynı olayların girebileceğiniz enerjisel açılışlar, evrimsel portallar yarattığını bilmenizi diliyoruz.

Bunlar yalnızca fiziksel dünyanın görünümünün değişiminin habercileri değildir; bunlar insan ve gezegensel bilincin değişiminin habercileridir.

Sismik ilişkili süptil enerjinin ürettiği fiziksel ve duygusal etkilerin bazılarını tanımlayalım. Bir deprem veya volkanik patlamanın gerçekleşmesi yakın olduğunda, sismik olayın yakınlarındaki Yerkürenin meridyenlerinde veya ley hatlarında süptil enerji akışı olduğunu hatırlayın. Eşzamanlı olarak fiziksel bedeninizde rezonant tepkiler olur, özellikle bu tür şeylere hassas olanlarda. Kişisel meridyen sisteminizde bu süptil enerji hareketi olduğunda, her türde garip fenomen gerçekleşebilir.

Bunlar geçici kısa vadeli hafıza zorluklarında artış, ani beden ısınması veya soğuması olayları, açıklanamayan fiziksel rahatsızlık ve hatta görünür nedeni olmadan ortaya çıkan ve sonra yok olan ağrıları kapsar, ama bunlarla sınırlı değildir.

Ayrıca düşünme ve sıralama (ardışıklık) zorlukları denilebilecek şeyin kısa anlarını da deneyimleyebilirsiniz. Ve aniden azalan enerji vakaları da artmakta. Bu garip enerji hallerinde, sanki aniden enerjiniz kalmamış gibi görünür. Önceki mesajlarda bundan söz ettik, ama çok daha fazla sayıda insanın yorgunluk, tükenme ve aynı zamanda huzurlu uyku uyuyamama ile ilgili şikayetleri artacak. Ayrıca uyanıkken uyuyakalmaya benzer hissetme olayları da artacak. Eğer uzanabileceğiniz veya en azından gözlerinizi kapatabileceğiniz bir ortamda iseniz, bu özel fenomen ile baş etmenin en iyi yolu budur. Bu gerçekleştiği zaman, sıkça, her zaman değil, bu Yerkürenin enerji sisteminde veya ley hatlarındaki süptil enerjinin sismik akışlarının etkisidir.

Bunlar Yerkürenin kendisinin gezegensel bilinç seviyelerini değiştirdiği zamanlardır ve deyim yerindeyse siz onun eteklerine yapışabilirsiniz. Gezegen kendisi bilinç değiştirdiği için, bu anlarda bilincin derin yoğun hallerine girebilirsiniz. Tavsiyemiz şu, bırakın dünya aksın ve kendinize düşme deneyimine teslim olun. Bazılarınız yoğun iyileştirici ve besleyici etkileri olan realitenin içsel dünyalarına gireceksiniz. Diğerleri geçici olarak şuurlarını kaybetmiş gibi hissedecekler ve gerçekleşen şeyleri hatırlamayacaklar. Ama bu anlarda günlük aktiviteleriniz ortasında bile dinlenmenize izin verirseniz, çok fazla fayda sağlayacaksınız. Bazen, bazılarınız ters reaksiyon deneyimleyebilirsiniz. Bedeninizin görünür nedeni olmadan sanki metabolizma ile ilgili olarak hızlanmış gibi, hiper bir hale girdiğini duyumsayabilirsiniz. Süptil enerjileri fark ediyorsanız, bunun süptil enerji bedenlerinizin sizin için normal olan hızdan daha yüksek hızda titreşmesinin sonucu olduğunu fark edeceksiniz. Bu hızlanma hissi kısa zaman periyotlarında sürebilir veya saatlerce devam edebilir. Bu hiper farkındalık hallerinde, kozmik bilgi ve/veya spiritüel ışık indirmeyi deneyimleyebilirsiniz. Ayrıca bedeninizdeki süptil enerji kanallarının kendiliğinden açıldığını görebilirsiniz, bunun sonucu olarak bu kanallardan daha fazla süptil enerji akar. Beden ve zihnin bu halleri ne kadar garip görünse de, bunlar evrimsel hızlandırıcılardır. Maalesef günlük bedensel ritimleriniz için, bu eşsiz beden ve zihin halleri çoğunlukla elverişsiz zamanlarda gerçekleşir. Bunlara olur verebilirseniz ve bunların evrimsel armağanlar olduğunu kavrayabilirseniz, bunlardan büyük faydalar sağlayabilirsiniz.

Önceki mesajlarımızda vermiş olduğumuz Denge Holonu ve Yükseliş Holonu sizin için yardımcı olurken, bu sismik olayların bedeninizdeki fiziksel etkilerinden ve bilincinize olan etkilerinden kaçmanın yolu yoktur. Bu nedenle tavsiyemiz bunlara direnmek yerine kucaklamaktır. Bunları evrimsel fırsatlar olarak görün.

Bu mesajla birlikte Kalp Boyutsal Uyumlamasını veriyoruz. Bu mesajın sonunda bu ses meditasyonunun linkini bulacaksınız. Bu olağandışı bir uyumlamadır, çünkü gelecekten geliyor ve henüz şimdiki zamanınızda olmayan bir Dünyanın enerjisidir.

Bunu, Epifiz Boyutsal Uyumlamasını dinlemenizi tavsiye ettiğimiz şekilde dinlemenizi öneriyoruz. Dinlerken farkındalığınızı kalp çakranıza getirin ve işittiğiniz seslerin kalp merkezinden geldiğini imgeleyin. Bu yükseliş kodu kalbinizin stabilize olmasına ve Dünyanızın gelecek veçhesinden gelen avuntuyu ve rahatlamayı bulmanıza yardımcı olur. Bu kodun amacı önünüzde ortaya çıkmakta olan kaotik ve değişken olaylar sırasında sizi ayakta tutmaya yardımcı olmaktır. Sesler yeni Dünyanın, yükselmiş Dünyanın titreşimsel özüdür. Yeni bir dünyanın vaadidir ve sizler kalplerinizin derinlerinde bu dünyanın tohumlarını taşıyorsunuz.

Son olarak, girdiğiniz zor zamanları bildirmeyi istiyoruz. Aynı zamanda olağanüstü bir evrimsel yükseltilmenin eşiğine giriyorsunuz.

Dünyanızın üzerinde nerede yaşadığınıza bakmaksızın, yaşamdaki konumunuza veya karşılaştığınız durumlara bakmaksızın, önünüzde ortaya çıkan şeyi evrimsel bir armağan olarak kucaklarsanız, bilinciniz yükselir ve Kaotik Düğüm olan portaldan inayet ve keyif ile geçersiniz.

Hathorlar 15 Nisan 2010


Tom’un Düşünceleri ve Gözlemleri

Hathorlar Haiti’deki depremden sonra Ring of Fire boyunca daha büyük sarsıntılı depremler olacağını söylediler (bakınız Haiti ve Kaotik Düğüm başlıklı Gezegensel Mesaj, 13 Ocak 2010).

Onlara göre bu depremler göreli olarak birbirlerine yakın gerçekleşecekti ve Yerkürenin kendi yükselişinde önemli bir enerjisel geçişi işaret edecekti. (Not: “Birbirlerine göreli olarak yakın” bizim zaman ve mekan duygumuzun dışında olan varlıklar için daha da göreceli bir terimdir, çünkü onlar gerçekte bizim gibi lineer zaman duygusuna sahip değiller). Ama bunu söyleyerek, Hathorlar Şili’deki 8.8 depreminin (27 Şubat 2010) bu sarsıntılı depremlerden biri olduğunu belirttiler.

Onlar ayrıca Los Angeles dahil büyük bir alanı etkileyen Baja California’daki son 7.2 depreminin (16 Mart 2010) bu sarsıntılı depremlerin bir diğeri olduğunu, bunun Dünya’nın kendi yükselişinde önemli bir enerjisel geçiş olduğunu söylediler.

Sismoloji ile ilgilenenler tam Baja depreminden sonra Hathorların bana yaptığı yorumu ilginç bulabilirler. Onlara göre, deprem aslında Imperial Vadisine ve orada 1979’da (ayrıca ABD/Meksika sınırında) gerçekleşen depreme kadar giden tektonik bir değişimin orta noktasıydı. Bu deprem ABD Geological Survey tarafından bildirildiği gibi 6.5 idi. Hathorlar bana bu tektonik değişimin orta noktasının, o bölgede sismik aktivitenin artacağı (azalma değil) anlamına geldiğini söyledi. (Sadece bana anlattıklarını bildirdiğimi not edin. Onların Imperial Vadisinde 1979’daki deprem ile son Baja depremi bağlantısını anladığımı iddia etmiyorum.)

Ayrıca onlar sadece bu bölgede değil, tüm dünyada özellikle Ring of Fire’da daha fazla büyük depremler beklendiğini söylediler (Ring of Fire: Asya, Endonezya, Avustralya, Yeni Zelanda ve Kuzey ve Güney Amerika’nın batı sahillerine kadar olan sismik olarak sıcak bölge).

İzlanda’daki yanardağın ilk patlamasından hemen sonra Hathorlar bu patlamanın daha büyük bir patlama oluşturacağını anlattı. Ve gerçekte, ben bunu yazarken daha fazla patlamalar oldu, en son patlama büyük miktarda volkanik külün havada yayılması nedeniyle Avrupa’nın büyük kısmında hava yolculuğunu engelledi.

Hathorların geçen yılın Ekim ayında tahmin ettikleri Kaotik Düğümün ortasındayız (bakınız Kaotik Düğümler ve Boyutsal Uyumlamalar Mesajı, 8 Ekim 2009).

Hathorlara göre, şu andaki ve gelmekte olan sismik/volkanik olaylar yükseliş sürecinin hızlanmasını haber veriyor.

Bununla tam olarak ne anlatmak istediklerini anlamıyordum, ama şimdi Hathorların sismik ve volkanik aktiviteyi sadece görünür fiziksel etkiler olarak değil, aynı zamanda hem insan hem de gezegen bilincinde (insanların ve gezegenin kendisinin bilinci anlamına geliyor) daha süptil ve daha az görülebilir etkiler olarak gördükleri benim için açık görünüyor.

Ben ve ayrıca birçok arkadaşlar ve meslektaşlar Hathorların bu Gezegen Mesajında sözünü etkileri garip anormallikleri doğrulayabiliriz, bunlar bedende garip geçici fiziksel rahatsızlıklar, uyku düzensizlikleri, kısa vadeli hafıza zorlukları ve bulanık – beyin sendromu dediğim anormallikleri kapsıyor (kişinin olağan düşünme tarzının geçici gerilemesi, sıralama ve problem çözme yeteneklerinin azalması). Bu garip ve kısa süreli oluşlarda, kişisel olarak ben I.Q.’mun onlarca puan düştüğünü, sonra açıklanamaz şekilde “normale” döndüğünü hissediyorum.

Ve sonra enerjide ani açıklanamayan azalmalar var. Enerjide düşüşler gerçekleştiğinde, elektrik prizinden fişim çekilmiş gibi hissediyorum. Tükenme ve/veya uyuşukluk/uykulu olma hissiyle zayıf düşüyorum. Eğer bir işle uğraşıyorsam, dinlenme arzusunu yenebiliyorum, ama eğer işte değilsem, o zaman uzanmam gerektiği derin sezgisel hissi oluyor.

Tıbbi Düşünceler

Eğer Hathorların bu mesajda sözünü ettikleri fiziksel rahatsızlık türlerini deneyimliyorsanız, onların ileri sürdükleri gibi bedeninizde rezonant tepkiler ile uğraşıyor olabilirsiniz. Ya da tıbbi bir durumunuz olabilir. Eğer rahatsızlıktan çok ağrı deneyimliyorsanız ve bu ağrı sürüyorsa, bunun kendi kendine çözünmesi yerine emin olmak için bir sağlık uzmanına kontrol ettirmenizi öneririm.

Eğer gerçek bir bilinç kaybı (geçici şuur kaybı, kontrol edilemeyen uykuya dalma) deneyimliyorsanız, o zaman uyku apnesini kapsayan ama bununla sınırlı olmayan ciddi bir tıbbi durumunuz olabilir. Eğer böyleyse, tıbbi tavsiye aramalısınız. Burada açık olmak için, Hathorların sözünü ettiği enerjide düşüş türü ani, açıklanamayan enerji kaybı, uyuşukluk, uykulu olma hali ve/veya uyuma arzusudur. Dürtü oldukça kuvvetli olmasına rağmen, kontrol edilebilirdir. Başka bir deyişle, dinlenme veya uyuklama kuvvetli arzusuna rağmen “devam edebilmelisiniz”.

Yavaşlama ve Teslim Olma Sanatı

Benim için, bu ani enerjisizlik anlarında mücadele etmenin faydası olmadığını kavradım. Ve eğer zaman ayırıp uzanabilirsem ve kişisel voltaj düşüklüğüne uyabilirsem, sıklıkla garip bir uyku türüne veya yarı – bilinçli hale girmiş gibi hissediyorum. Bazen bu enerjisiz süreler sırasında kendi zihnimin içsel uzayında serbest düşüş yaptığımı görüyorum, bu gerçekten garip bir fenomen.

Akışa bırakırsam, bazen serbest düşüşlerin beni varlığımın diğer alemlerine götürdüğünü keşfediyorum, burada besleniyor ve tazeleniyorum. Farkındalığımın bu içsel dünyaları bana canlı rüyalar gibi görünüyor ve bunların bazıları gerçekten olağanüstü ve kuvvet verici doğadadır.

Kayıt için, yarı – bilincin derin haline girdiğim ve nelerin olduğunun herhangi farkındalığı olmadan bu halden çıktığım zamanlar oldu. Tüm hadise bana Hopilerin bitiş zamanları ile ilgili söylediklerini hatırlatıyor: olaylar hızlandığında, yavaşla.

Hathorlar bu enerjisizlik halleri sırasında, Dünyada bir yerlerdeki sismik ve/veya volkanik aktiviteden etkilenmekte olduğumuzu ve perdelerin ötesinde bir kapının geçici olarak açıldığını söylüyorlar. Elbette, bu kapılardan geçip geçmediğimiz ve orada bulduğumuz şeyle ne yaptığımız kişisel bir seçimdir.

Çok garip olsa da enerjisizlik halini ani beklenmedik evrimsel bir fırsat olarak gördüğüm zaman, çok daha az direncim oluyor.

Ayrıca ben ve bazı dostlarım ve çalışma arkadaşlarım Hathorların değindiği beden ve zihnin hiper hallerini de deneyimledik. Gerçekte, bu Düşünceler ve Gözlemler bölümünü yazarken saat şimdi 4:46 AM. O hızlanma hislerinden biriyle uyandım ve biraz iş yapmaya karar verdim. Ancak bazen bu hiper haller pratik bir şeyler yapmayı engelliyor. Oldukça yoğun olabiliyorlar ve bu durumlarda tüm yapabildiğim sadece enerji dalgalarına binmek.

Zaman zaman, bu hiper hallerin içimde süptil enerji akışlarını açtığı görülüyor. Bazen nadilerimde (çakralarla ilişkili olan süptil enerji kanalları) ani ışıldama tezahürüyle derin uykudan uyanıyorum. Ve bazen de Hathorların belirttiği gibi kozmik bilginin ve/veya spiritüel ışığın inişini duyumsuyorum. Benim için bu genellikle taç veya kalp çakralarında gerçekleşiyor, ama başkaları bunların farklı şekilde girdiğini not ediyorlar.

Hepimiz eşsiz bireyleriz ve kozmik yükleme kendisini farklı şekillerde ifade eder ve gösterir. Son olarak, zihnin ve bedenin bu hiper hallerine teslim olduğum zaman, çoğunlukla kendimi süptil bedenlerimin artan titreşim hızıyla tazelenmiş buluyorum. Daha önce sözü edilen enerji düşüklüğü halleri ile ilgili olarak merkezi anahtar bunları evrimsel katalizörler olarak kabullenmek, fenomene teslim olmak ve akışa uymaktır.

Yaşamda deneyimlediğimiz şeylerin çoğu aslında onu zihinlerimizde nasıl çerçevelediğimizden etkilenir. Ve benim için, hem bu enerjisizlik halleri hem de hiper haller, dünyalar arasındaki perdeleri koparan garip enerjisel armağanlar haline geliyor.

Kalp Boyutsal Uyumlaması

Perdelerin ötesinde bulunan şeyin bu konusu beni bu Mesajda bahsedilen Kalp Boyutsal Uyumlamasına ve Hathorların bunu nasıl getirdiklerinin garip ve eğlenceli hikayesine getiriyor.

Hathorlar Kalp Boyutsal Uyumlamasını kaydetmemi istedikleri konusunda beni bilgilendirdikleri zaman, ses kodlarının bana gelecekten getirileceğini söylediler. Ve bu özel yükseliş ses kodları dinleyiciyi günümüz zamanının Dünyasına değil, gelecek Dünya’ya bağlayacaktı.

Ve onlar bu sesleri, daha önceki birçok ses kayıtlarında olduğu gibi, sabahın erken saatlerinde, yani 3 AM civarında getireceklerini söylediler.

Ve böylece birkaç gün sonra, saat 3’te beni uyandırdılar ve stüdyomda ses kalıplarını indirmeye başladılar. Kaydetmek için çabalar 5 gün sürdü ve her seans şafağın ilk ışıklarında sona erdi.

Bu ses kodlarının gelecekten geldiğinde ısrar etmelerin yanı sıra, garip olan şey on üç kişilik Hathor grubumdan altısının hem kayıt yaparken hem de sesleri son şekline mix ederken duru görür olarak benimle birlikte bulunmalarıydı. Bu daha önce hiç olmamıştı.

Sese ifade etmek istedikleri enerji kalıplarına akort yaparken, sesime ince ayar yapacaklardı, burda vibrato’mu değiştirmemi, şurda sesli harfleri değiştirmemi vs söyleyeceklerdi. Yine, bu daha önce hiç olmamıştı. Açık olmak için, belirli bir kaynaktan sesleri getirdiğim zaman, sesler bana neredeyse onları seslendirmemle eşzamanlı olarak verilir, ama genellikle sesleri getirirken sürekli diyalog halinde değilimdir ve kaynak varlıklar bana nasıl yapacağımı anlatarak yanı başımda “orada değildir”.

16 vokal parçayı son tek stereo parçaya mix etme zamanı geldiğinde, bir kez daha çok ısrarcıydılar. Küçük sesime tıkılan 3,5 – 4 metre uzunluğundaki altı Hathor bulunmasının gerçekten garip etkisinin yanı sıra, tüm bunlarda benim için tek bir mizahi an vardı. Bir EQ’yu ayarlamaya, stereo alanda bir sesi yerleştirmeye veya diğer parçalarla ilgili olarak belirli bir parçanın ses yüksekliğini ayarlamaya her başladığımda, bana bu kaydın benim değil onların estetiği ile yaratıldığını söylüyorlardı. Ses kodlarının gerçekten gelecekten geldiğini ve bu nedenle Uyumlamanın bana tam doğru hissettirmediğini açıklamaya devam ettiler.

Seslerin kişisel estetik duyguma uyması için Uyumlamayı değiştirmek istemiştim. Ama onlar seslerin kendi estetik duygularına ve Dünyanın gelecek realitesine ayarlanmış olduğuna ısrar ettiler. En sonunda Uyumlamanın benim için anlam ifade edeceğini, ama şimdilik onlara bu konuda güvenmem gerektiğini söylediler.

Ve böylece onların çok kesin talimatlarına göre bu Uyumlamayı yarattım. İlginç şekilde, kaydı yaklaşık yedi hafta önce, bunları yazarken tamamladım. Hathorlar o zaman bunu ne zaman yayınlayacağımı bana söyleyeceklerini ve o zaman gelinceye kadar ilgilenmememi anlattılar. Ve onlar için, bu özel yükseliş ses kodunun yayınlanması büyük bir gezegensel enerjisel olaya karşılık gelecekti ve dinleyenleri yeni bir Dünya’ya ve yaşamın yeni titreşimsel kalıbına uyumlamaya yardımcı olacaktı.

Bu özel Kalp Boyutsal Uyumlamasını kalp çakrama odaklanarak dinlediğim zaman, kalp merkezimde karmaşık geometrilerin döndüğünü duyumsuyorum. Sıkça önümde zaman ve mekanda bir kurtyeniğine benzeyen bir portal açılıyor ve yeni bir Dünya’nın uzayda süzüldüğünü hissediyorum. Çoğu zaman bu sesli eserin özel parçası olan balinaların seslerinden derinden etkilenirim ve bazen onların kalbimi tamamen açtıklarını hissederim. Diğer zamanlarda onların seslerinin beni hem Dünya’nın hem onun ötesinin enerjisel hattına bağladığını duyumsarım.

Diğer dinleyicilerin bu sesleri onlar için eşsiz şekillerde deneyimleyeceğini hayal ediyorum, çünkü her şeyde olduğu gibi algı algılayana görecelidir.

Kalp Boyutsal Uyumlamasını hem tek başına hem de Epifiz Boyutsal Uyumlaması ile arka arkaya dinleyerek kişisel olarak deneyler yaptım. Her iki Uyumlamayı arka arkaya (Kalp Uyumlamasından sonra Epifiz Uyumlaması) dinlemenin birleşimi özellikle güçlü. Ancak eğer bu Uyumlamaları çok fazla dinlerseniz, psiko – spiritüel toksin giderme adını verdiğim şeyi deneyimleyebileceğinizin farkında olun, bu toksin giderimi sınırlayıcı düşünce formlarının, negatif duyguların temizlenmesi ve bazı durumlarda, baskılanmış anıların salıverilişidir. Son zamanlarda psiko – spiritüel temizlik konusu ile ilgili bir makaleyi tamamladım ve websitemizin Makaleler bölümüne koydum. Başlığı Psiko – Spiritüel Toksin Giderimi: Düşünceler ve Gözlemler.

Hem Epifiz hem de Kalp Uyumlamaları websitemizde kişisel dinleme için ücretsiz sunuluyor.

Son Düşünceler

Hathorların inandığı gibi gezegensel bir yükselişte olup olmadığımızı sadece zaman gösterecek. Tam şu anda yükseliş sürecinde nerede olduğumuzu ya da yükselip yükselmediğimizi söylemek zor. Dünyadaki durumumuz bana bir midilli atı vaat edilen iki çocuğun hikayesini hatırlatıyor. Bir gün ahıra doğru yürürlerken, etraflarına bakarlar ve kocaman bir at gübresi yığını görürler. Heyecanla bağırırlar, “Buralarda bir yerlerde bir midilli olmalı!”

Belki de etrafta bu kadar çok uçuşan pislik ile aslında kanatları olan bir midilli olabilir.

Bir insan olarak bazen paylaşmadığım, her zaman olayların iyi tarafına baktıkları ve insanın büyüklüğünün vizyonunu taşıdıkları görünen bir varlıklar grubuna kanal olmanın benim için tuhaf bir durum olduğunu itiraf ediyorum.

Ve buna rağmen, hepimizin karşılaştığı yoğun kaos ve negatifliğin ortasında mucizelerin gerçekleştiğini de biliyorum. Ama bu rahmet mucizelerinin çoğu içeride ve bireysel insanlar arasında gerçekleşiyor. Ve çoğunlukla, bunlar ana görüş haberleri denilen zihin uyuşturucu hipnotik telkin maratonlarında bildirilmiyor.

Yeni hayal edilemez olasılıkların ani, beklenmedik gerçeklikler olarak ortaya çıkabileceği ve bazen ortaya çıktığı garip ve büyülü bir evrende yaşadığımızı da biliyorum. Ve bir zamanlar katı bir gerçeklik olarak görünen şey tarih olmak üzere hızla radardan kaybolabilir.

Sonuçta, insanlığın başına gelen bir sürü şeye tamamen tesadüflerin ve rastlantısallığın neden olduğunu düşünüyorum. Ama başımıza gelen şeylerin bazıları hem bireysel hem de kollektif olarak düşündüğümüz ve yaptığımız şeylerin direkt sonucudur. Ve kuşkuculuğuma rağmen ve birlik olmuş derebeyleri, hükümetlerimiz, kurumlarımız ve dinlerimiz tarafından maruz kaldığımız sürekli zihin uyuşturucu manipülasyona rağmen, hepimiz için en büyük umudu taşıdığım yer burası.

Bu gerçekten büyüleyici gezegendeki birçoğumuzun Kontrolcüler tarafından asla hayal edilemeyecek şekillerde uyanmaya başladığını hissediyorum. Onların bizleri korku, kötülük, fesat ve yanlış bilgilendirme vasıtasıyla hipnotize etmek ve kontrol etmek için engin kaynaklarına rağmen, sihir oluşmaktadır.

Birçok şekilde uyanmakta olan üssel olarak artan çok sayıda kitle var.

Bazılarımız politik ve ekonomik liderlerimizin doymak bilmez para, statü ve güç arzularını beslemek için bizleri körce soymakta olduğu, insan haklarımızı çaldıkları ve pisboğaz bankalarımızdan çaldıkları tedirgin edici gerçekliğe uyanıyor.

Diğerlerimiz birkaç istisnayla, dinlerimizin en yüksek spiritüel özlemlerimizi gaspettikleri şok edici gerçekliğine uyanıyor. Ve bunların çoğu dünyadaki kötülüğün kaynakları oldular – eğer kötülüğü insan ailemizin üyeleri arasında veya içinde zarar yaratan şey olarak tanımlarsak. Tarihe ve şu anda tüm dünyadaki köktendincilikte ve dine dayalı hoşgörüsüzlükteki yükselişe hızlı bir bakış, bunu belirtmek için gereğinden fazlasıdır.

Dünya çapında artan sayıda insan doğadan ayrı olmadığımız, onun bir parçası olduğumuz gerçeğine uyanmaktadır. Ve onlar için türlerin kaybı önemsiz bir olay değildir. Bu grup için hayat kutsal bir sorumluluktur ve Dünya’ya ve onun engin ekosistemlerine özen gösterme gereksinimi kendini kanıtlayan bir gerçektir.

Diğerlerimiz yaşamlarımız için çok daha fazlasının bulunduğunu ve kültürümüzün kim olduğumuza inanmamızı istediği şeyden fazlası olduğumuzu kavramak için üçboyutlu realitenin transından uyanıyor.

Ve bunlar sadece insan primatların uyanmakta olduğu birkaç alandır.

Belki Hathorlar haklıdır. Belki tüm uzayda hareket eden evrimsel enerji dalgası vardır. Ve belki de, söyledikleri gibi büyük bir deneyin ortasındayız – maddede bilincin evrimi.

Ama nedenler ne olursa olsun, çok daha fazla insanın Kozmik Alarm Saatlerimizdeki uyku tuşlarına basmamayı seçtiği görülüyor. Ve bilinçsiz kalma anlamsız girişimine devam etmek yerine, çok daha fazla sayıda insan Maya’nın Büyük Uykusundan ve uygarlığımızın mikroplu havasından uyanmak için radikal, cesur ve gözü pek eylemleri seçiyor.

Dünyanın çoğunluğu uyandığında gerçekleşecek olan şey belirsizdir.

Tom Kenyon Orcas Island, Washington

Kalp Boyutsal Uyumlaması için aşağıdaki linki tıklayın;

Click here for the Heart Dimensional Attunement ©2010 Tom Kenyon

(CEVIRI: Saffet)