Tom Kenyon
Türkce

Hathor Gezegensel Mesajı

Tom Kenyon kanalıyla

20 Temmuz 2008

Şimdi gerçekleşmekte olan gezegensel ve boyutlararası değişimlere insanın psikolojik olarak verdiği tepkinin bazı veçhelerini tartışmak istiyoruz. Hassas bireyler bu tür tepkilere en fazla eğilim gösterirler, bu tepkiler ayrıca spiritüel olarak farkında olmayan ve esas olarak maddi realiteye odaklananlar için de ortaya çıkıyor.

Tanımlayacağımız şey umutsuzluğun, bazı bireyler için çaresizliğin sınırlarına gelmenin küresel hissidir; olayların gidişatını değiştirmek için yapılacak bir şey olmadığı hissi. Bazıları için bu depresyona, motivasyon eksikliğine neden oluyor; ve yaşama anlam, amaç ve sevinç veren şeyler şimdi boş geliyor.

Diğerleri için bu, yaşamlarından aşırı derecede kopmuş olma duygusudur, sanki bir film izliyorlarmış gibiler. Bir hayatı yaşamının hareketliliği içindeler, ama kalpleri bunun içinde değil. Yaşamın web’ine bilinçli olarak bağlı olan başkaları için türlerin yok olması, eko –sistemin tahrip olması özellikle mücadele etmesi zor olan şeyler. Esas olarak maddi realiteye, yaşadıkları 3-B yaşamına odaklanmış olanlar için, bu zamanlar bir süre önce tahmin ettiğimiz ve şimdi önünüzde olan maddi kaygılara neden olan endişeyi artırıyor ve bu durum sadece daha da kötüleşecek.

İlave olarak, daha önce sözünü ettiğimiz derin uzaydan gelen tekamülsel ve katalizör dalgalar yükselmeye devam ediyor. Ekonomi, politika ve din vasıtası ile sizi kontrol etmeye teşebbüs edenler, bunun gittikçe zor olduğunu görüyorlar, yine de çabalarını artırıyorlar ve bu gerilimlerin farkında olan bazı bireyler bunun ortasına düşmüş hissediyorlar.

Aslında, zaman ve mekan görüş açısından, siz tam bunun ortasındasınız. Spiritüel olarak konuşursak, tekamül ve gerileme arasındaki gerilimlerin ortasındasınız. Zaman ve mekanın merkez – noktasındasınız. Bu, bulunmak için enerjisel olarak yoğun bir yerdir ve ruhun veya siz olan bilinç kıvılcımının – boyutlararası realite – bakış açısından bunlar güçlü, etkili zamanlardır.

Bizim bakış açımızdan, çözülmesi gereken şeylerin çözülmesini önlemek için bireyin yapabileceği hiçbir şey yoktur. Gezegensel değişimler önünüzdedir. Eğer kollektif ve bireysel eyleme geçebilirseniz, yıkıcı değişimin daha şiddetli formlarının bazıları hafifletilebilir veya azaltılabilir. Ama bunların bazıları durdurulamaz veya daha doğrusu, bunun olanaksız olduğunu söylerdik.

Bir ruh – bir insan hayatı yaşayan spiritüel bir varlık – olarak fırsatınız, etrafınızdakiler negatifliğe, çaresizliğe düşse ve kendilerini yıkıcı eylemler yapsa da, sizi güçlendiren ve yukarı yükselten şekillerde bu değişimlerde yol almaktır. Kollektif insanlığa baktığınızda ve kendini tahrip etmeyi, değişime direnmeyi, aptallığa eğilimi gördüğünüzde, bu tohumlar sizin içinizde de olduğu için kendinize de bakın.

Yakın geleceğinizde nelerin ortaya çıkacağının görüşlerini daha önce verdik ve bunları tekrar tanımlamayacağız. İlgilenirseniz arşivlere bakabilirsiniz. Bu zamanda aktarmak için en önemli olduğunu hissettiğimiz şey, etrafınızdaki birçok insan düşüyor görünürken yükselmek için spiritüel cesareti nasıl bulmanız gerektiğidir. Ve düşmekle, spesifik olarak spiritüel niteliğin düşük hallerine inmeyi kastediyoruz.

Korku, kin, paranoya, zorlamalar, kısıtlama, yalanlar ve manipülasyon ile dolu bir denizde yaşamınızı nasıl yönlendirirsiniz?

Spiritüel silsilesine veya bunu tanımlamanın şekillerine bakmaksızın, bilinçte yukarı doğru yaşama yolunda olan bir İnisiyenin yolculuğu, sadece bir iğne deliğinden veya fırtınanın gözünden geçmektir.

Kasırga veya hortum metaforunu kullanalım – çünkü bunların sayısı ve şiddeti artıyor. Eğer bir fırtınanın kenarında iseniz, rüzgar ve suyun yıkıcı gücüne maruz kalırsınız. Ama fırtınanın gözünde iseniz (tam merkezinde), paradoksal olarak, burası sakindir. Uzak ufuktaki bir çemberde fırtınanın kenarını görebilirsiniz, ama merkezde her şey durgun ve sakindir.

Bizim perspektifimizden fırtınanın bu merkez noktası, kendinizi bulmanız gereken yerdir. Bu, İnisiyenin, spiritüel üstadın yoludur. Bunu size öğretebilecek hiç kimse yok. Önünüzdeki fırtınalardan sizi kurtarabilecek hiç kimse yok. Bununla hem ikliminizin, siyasetinizin ve ekonominizin dışsal fırtınalarını hem de dünyasal değişimleri kastediyoruz ve ayrıca yeni bir dünyaya çözünen bir dünyanın ortasında yaşarken içsel fırtınaları, psikolojik ve duygusal çatışmalarınızı kastediyoruz. Burada az sağlam bir zemin var ve bu tür teşhis halleri çoğu insan için endişeye neden oluyor.

Birçoğunuz kaos ile zarifçe nasıl dans edeceğinizi öğrenmediniz, ama bununla ilgili kaygı duymayın. Çünkü yakında kaosun partneri ile, girdap gibi dönen belirsizlik ile huzur içinde olma fırsatlarına ve bir çok dans derslerine sahip olacaksınız.

Bu zamanlarda, yukarı doğru yaşama yerine aşağıya inen spirale teslim olmak kolaydır. Ve yine de, bilinçte yukarı doğru yaşamak bu zamanlarda burada bulunmanızın nedenidir – bizim perspektifimizden.

Dünyada ruhunuz, kalbiniz ve zihniniz için bir savaş yapılıyor. Bu manipülasyonun doğası ile ilgili daha önce konuştuk ve burada bunu tartışmaya gerek duymuyoruz. Tekrar, ilgilenirseniz arşivlere bakın. Burada belirtmek istediğimiz asıl nokta şu ki, bu kendinizi yükseltmenin, yüksek spiritüel zemine çıkmanın, kendinizi aşağıya doğru inen spirale yenik düşmeyeceğiniz spiritüel cesarette bulmanın, artan kaos, zorluklar ve görünüşteki felaketlerin ortasında bile kendinizde yukarı doğru bir hayat yaşamanın yolunu bulmanın zamanıdır.

Görünüşteki felaketler diyoruz, çünkü yaşamınızda felaketler, fırtınalar, açlık, işini kaybetme vs gibi boyutlararası olarak gerçekleşen olaylar doğasında çok boyutludur. Elbette zaman ve mekana kilitlenmiş varlığınızın sınırlanmış mekanından, bedenlenmiş benliğinizden, bu olaylarla ve felaketlerle başa çıkmak çok zordur. Ama boyutlararası benliğinizin – ruhunuzun, bilinç kıvılcımınızın – bakış açısından bu olaylar çok büyük büyüme ve spiritüel tekamülün hızlanması için fırsatlardır.

Sizi bağlayan kendinizi içinde bulduğunuz durum değildir, sizin ona nasıl baktığınızdır.

Ve gelen yıllarda kendinizi hangi durumda bulursanız bulun, bilinçte özgürlüğe giden birçok kapılar olduğunu söylüyoruz. Bu kapıların bazıları etrafınızdakiler ile yeni şekillerde etkileşimi kapsar – algı kutusunun dışına çıkmak.

Bu kapıların bazıları düşmanlarınız olarak adlandırabileceğiniz insanlar ile ortak bir zemin bulmak olacaktır. Bu kapıların bazıları kişiseldir ve siz ve boyutlar arası realiteler arasında yeni bir ilişki yeridir. Bu kapıların bazıları bu dünyanın, insanlığın problemleri ile etkileşmeye, şu andaki düşüncenizin sınırlamalarının dışında olan problem çözmenin yeni yollarını keşfetmeye yönlendirecek. Ve bu kapıların bazıları dünyanın ötesine, diğer spiritüel realitelere götürecek. Seçtiğiniz kapılar sizi yeni yazgılara götürüyor.

Yalanları ve manipülasyonları ile kültürünüz tarafından size verilen kapıları kullanmaya devam ederseniz, büyük bir felakete katılırsınız. Ama yaradılış fenomenini açıkça anlamanızı isteriz. Etrafınızdaki birçok insan başka kapılara girseler bile, açtığınız kapılar sizi eşsiz olan bir kadere götürecek. Başka deyişle, hangi kapıyı açmanız ve girmeniz gerektiği ile ilgili kitlesel hipnoza yakalanmayın.

Kitlesel hipnoz kapısı ile demek istediğimiz, sizi ekonomi, politika ve din vasıtası ile kontrol etmek isteyenlerdir, süptil ve süptil olmayan önerilerle sizi kontrol ederler. Hangi kapıyı açmanız gerektiğini söylemek bize düşmez, çünkü spiritüel bir üstat olmak sizin görevinizdir, ama size söyleyebileceğimiz şey bellidir.

Her kapı eşsiz bir varış yerine veya kadere götürür ve başkaları umutsuzluk ve üzüntüye götüren kapıları seçseler bile, sizi sevinç ve mutluluğa götüren kapıları seçebilirsiniz. Tekrar, sizi bağlayan durum değildir; onu nasıl algıladığınızdır.

Burada biraz daha somut olalım. Diyelim ki işinizi, gelir kaynağınızı kaybettiniz. Bu çok zorlayıcıdır ve endişe yaratan bir durumdur. Panik sizin için mevcut kapılardan biridir. Suçlama her zaman var olan başka bir kapıdır. Sonra neler olacağı ile ilgili merak da sizin için var olan kapılardan biridir. Eğer merak kapısını seçerseniz, kendinizi yeni olasılıklara açarsınız. O zaman bilincinizi panik, öfke ve suçlamanın düşük titreşimlerine düşürmezsiniz. Bunlar zaman zaman yüzeye çıkabilir, ama eğer odağınızı kaosun bundan sonra size ne getireceği ile ilgili merakta tutarsanız, problemlerinize çok daha hızlı bir şekilde yeni çözümler keşfedebilirsiniz.

İnsan bilincinin eski kalıpları tekrarlamaya eğilimi vardır; bu beklentiye dayanır, beklenti algıladığınız şekliyle zaman illüzyonunda köklenmiş bir hafıza şeklidir. Zaman algınızı kesmek ve problemlere normalde gerçekleşenden daha hızlı çözümleri hızlandırmak mümkündür, ama bu sadece sizin açabileceğiniz bilinç kapısı ile yapılır.

Bu sözcükleri okuyanlar için, birçok anlayış seviyesi olduğunu anlıyoruz. Bizim için meydan okuma bunu okuyanların hepsi için pratik olacak bir şeyleri iletmektir. Bazılarınız zaten neden bahsettiğimizi biliyor ve içinizde sizi yüksek yazgılara, problemler için hızlı çözümlere götürecek açabileceğiniz kapılar olduğunu biliyor. Bazılarınız, diğerleri ıstırap çekerken ve mahkum iken, zihnin ve kalbin mutluluğu veya özgürlüğüne hakkınız olmadığını düşünür ve hisseder. Ama insanlığa daha büyük hizmetin kendinizi sınırlı bilincin mahkumiyetinden özgürleştirmek olduğunu söylüyoruz, çünkü o zaman başkalarıyla yeni şekillerde etkileşebilirsiniz ve bu etkileşimler vasıtasıyla yeni kapılar kendilerini gösterebilir.

Ve böylece kendinizi ümidi kırılmış, hayal kırıklığına uğramış, bağlantınız kesilmiş ve yaşam arzunuz kalmamış bulduğunuzda, sadece kendi bilinç kapılarınızdan birinde dolaştığınızı ve duyarsızlığınızı kutlayan güçler olduğunu kavrayın, çünkü o zaman çok daha kolay kontrol edilirsiniz. Potansiyelinizin düşük titreşimli ifadesinde olduğunu teşhis ettiğiniz bu anlarda, anı yakalayın, o kapıdan çıkıp başka bir kapıya yönelin.

Şimdi, bazılarınızın deneyimleyebileceği zorluklar dış realitenizdeki herhangi bir seçimi görünüşte imkansız kılabilir, ama kendinizi içinde bulduğunuz duruma bakmaksızın seçim gücünün içinizde yattığını size söylüyoruz. En zor anlarda, tüm kapıların yüzünüze kapandığı görüldüğünde, görünüşte mevcut seçenekler olmadığında, basit bir önerimiz var. Bu basmakalıp ve çok basit görünebilir, ama basitçe bir kaldıraç noktasıdır. Bir durumu değiştirmek için tüm yapmanız gereken bilinçte küçük bir harekettir ve o zaman siz hareketi yaparken, içinizde engin güçler salıverilir. Ancak içinizde bir tür hareket olmadıkça hiçbir şey değişemez.

Ve başka her şey başarısız olduğunda içinizde küçük bir hareketi nasıl yaratacağınız ile ilgili önerimiz şudur; kişisel büyük acı, dış zorluklar, kendisini zorluk olarak sunan her ne olursa bunların ortasında minnettar olacağınız, takdir edeceğiniz bir şeyler bulun.

Bu nefes alabilmeniz kadar basit olabilir ya da eğer zor nefes alıyorsanız, nefes alabildiğinizde nefes için minnettar olun. Veya bu, gökyüzündeki bir renge ya da sizi güldüren bir şeye minnettar olmak olabilir. Burada önemli olan, tüm seçenekler kapandığında, ne kadar küçük olursa olsun minnettar olabileceğiniz bir şeyler bulursanız, bilinçte küçük bir hareket yaratırsınız ve bu hareketle büyük şeyler ortaya çıkabilir.

Bazılarınızın önünüzdeki bu fırtınalarda değişim rüzgarlarına diğerlerinden daha zarafetle bindiğini hissediyoruz. Ancak kendini spiritüel olarak tekamül etmiş düşünenler bile, eski dünya yenisine çözünürken zaman zaman meydan okumalarla karşılaşabilir. Ve bazılarınızın kaotik zamanların pençelerine yakalanmış olacağınızı hissediyoruz ve umudumuz bu basit öneriyi hatırlamanızdır ve minnettar olacağınız bir şeyler bulmayı hatırlayın ve bilincinizdeki bu hareketle yeni kapıların açıldığını göreceksiniz.

Sizin ve insan aileniz için büyük yeni realitelerin vizyonunu kalplerimizde, zihinlerimizde taşıyoruz. Öyle olabilsin. Bu şekilde yapabilesiniz.

Hathors, 20 Temmuz 2008